Reklam
Reklam
Aleviler referandumda HAYIR diyecek...
Erdal Çağlar tarafından yazıldı    Pazartesi, 26 Temmuz 2010 20:07    Yazdır

Demokratik, çağdaş ve aydınlık bir Türkiye’yi umut edenlerin hem umutları hem de hayatları 30 yıl önce 12 Eylül’de da karartıldı. Bu tarihten itibaren Türkiye’nin ekonomik ve siyasi yapısı ters yüz edildi ve sosyo-kültürel değerleri dumura uğratıldı.

AKP hükümetini oluşturan zihniyet bu değişimden nemalandı ve büyüyerek bugünlere geldi. Şimdi de demokratikleşme adına anayasa değişiklik paketini dayatıyor. 12 Eylül 2010 tarihinde sözkonusu bu anayasa değişiklik paketi referanduma sunuluyor. AKP sözümona 12 Eylül ile hesaplaşmak istiyor; ancak onun özüne ve mantığına sadık kaldığını görüyoruz. Ivedilikle bir anayasa değişikliğine ihtiyacımız var. Bu değişikliğin çok kapsamlı olmasının gerekliliğine inanıyoruz. Ancak referanduma sunulan bu değişiklik paketi Türkiye’nin temel sorunlarına cevap vermediği, demokratikleşmeden çok totaliter bir rejimin hedeflendiği, yargıç ve savcıların iktidarın denetimine girmesini sağladığı, iktidarın uzun vadeli hedeflerinin önündeki bariyerleri kaldırma ve özellikle kendi iktidar alanını genişletme gayreti gerçeği hepimizce bilinmektedir.

Değişiklik paketi Alevilerin isteklerine cevap vermekten çok uzakta konumlandırıldığını keza yine biliyoruz. 8 Kasım 2009 tarihinde Alevi Bektaşı Federasyonu’nun düzenlediği „Ayrımcılığa karşı Eşit Yurttaşlık Hakkı“ başlıklı mitinge katılan 500 bin duyarlı canın haykırdığı taleplerimizi hatırlayalım:
- Ayrımcılığa son verilsin,
- AHİM ve Danıştay kararları uygulansın,
- Zorunlu din dersleri kaldırılsın,
- Diyanet lağvedilsin,
- Cem ve kültür evlerimiz yasal statüye kavuşsun,
- Madımak Oteli müze olsun,
- Alevi köylerine camii yapılmasın,
- Asimilasyon politikaları son bulsun.

Eğer hükümet samimi ise taleplerimizi hayata geçirmekle ilk adımı atabilir. Ne anayasa değişiklik paketinde ne de diğer yasa önerilerinde bunlara dair zerre kadar bir iz bulamıyoruz. Tam aksi uygulamalar sözkonusu…

Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu’muzun seçimsiz genel kurulunda aldığımız “AKP’nin Alevi Açılımı” başlıklı kararla bunun altını çizdik ve “Alevilere hiç bir özgürlüğün gelmeyeceğini, Alevi Sorunlarının çözümünde siyasi iktidarın samimi olmadığını, bir kez daha kendisini kanıtlamıştır” diyerek dile getirdik.

Alevi Çalıştayı sonucunda kaleme alınan rapor, aldığımız kararı onaylar niteliktedir.

Bir iki örnekle raporda kaleme dökülenleri yorumluyoruz:

- Yeni hazırlanan Diyanet İşleri Başkanlığı Teşkilat Yasası ile bu kurumu daire başkanlığı konumundan, müsteşarlık konumuna yükseltmek istemektedirler. Bu ise; devlet demokrasisi içerisinde daha üst düzeye taşıma, daha çok kadro, daha çok bütçe anlamına gelmektedir.

- Zorunlu din dersine ilave olarak “yeni bir alanın” devreye sokulabileceği belirtilerek bu yeni alan, “isteğe bağlı din eğitiminin verilmesi” şeklinde tanımlanmaktadır. Yani hükümet, Alevi çocukları için asimilasyon aracı ve sistematik işkenceye dönüşmüş olan uygulamayı artırarak iki din dersi önermektedir.

- Madımak Oteli yıkılsın park olsun deniyor. Madımak Oteli’nin müzeye dönüştürülmesine ilişkin talebin “tehlikeli bulunması” ise başlı başına feci bir bakış açısıdır. Madımak Oteli’nin yıkılarak parka dönüştürülmesi önerisi AKP hükümetinin Sivas katliamanı hafızalardan silme, unutturma düşüncesinin bir ürünüdür.

Özetle, demokratik ve çağdaş olmayan 12 Eylül anayasası mutlaka değiştirilmeli. Nalıncı keseri gibi kendine yontar atasözü misali kendi iktidarını güçlendirmeyi, piyasayı ve cemaatleri sınırlandırılamaz ve yargılanamaz kılmayı amaçlayan AKP’nin anayasa değişiklik paketini kabul etmiyoruz. Bunun için referandumda oyumuzu HAYIR’a vuruyoruz.
Bizler demokratik, eşitlikçi ve özgürlükçü bir anayasa istiyoruz.

23.07.2010 - Erdal Çağlar

 
Author of this article: Erdal Çağlar